Kaygı Ve Stres Üzerine
- Melike Şafak
- 13 Mar
- 1 dakikada okunur
Monteal’de stres üzerine araştırmalar yapan kurumun kurucusu Hans Selye bile yakın zamanda stresin yaşamın tuzu biberi olduğunu, insanların gerilime ihtiyaç duyduğunu açıkça ortaya koyduğu bir makale yayınladı.
İnsanların ihtiyaç duydukları şey, sağlıklı oranda stres…
Peki hayatımdaki kaygı ve stresle nasıl başa çıkacağım?
Bir insanın hayatında Auschwitz’de yaşanılan ortamdan daha stresli bir durum hayal edebiliyor musunuz? Orada insanların neredeyse tüm nevrotik semptomları ortadan kalkmıştı. Tutulan insanlar arasında intihar oranı şaşırtıcı derecede düşüktü.
Avusturalya’da refah içinde yaşayan çocuklarda daha fazlaydı.
Bu çocuklar hayatlarında neredeyse stres nedir bilmiyordu ve neredeyse hiç sorunları yoktu.
Çünkü hepsi aslında şımarıktı. Kimse kendilerinden bir şey talep edilmesine izin vermiyordu. Ve kimse de talep etmiyordu zaten.
Oysa gençlerin ihtiyacı olan şeyler; idealler, meydan okumalar, kişisel görevler ve en önemlisi rol modellerdir.
(NOT: Viktor Frankl’in Anlam, özgürlük ve sorumluluk adlı kitabından alıntıdır.)
Bir işe sahip olmamanın hiçbir amaca sahip olmamak, işe yaramaz olmak anlamına geldiği yanılgısı!
Frankl, İntihar eğilimi olan gençlerin, örneğin kütüphanelerde gönüllü olarak çalışmak üzere herhangi bir kuruluşa başvurmalarını sağladığı anda, tek kuruş kazanmadan bile bir amaçları olduğunu ve depresyonun ortadan kalktığını söylüyor.
Başka bir deyişle insan yalnızca ekmekle yaşamaz. İşsizlerin ihtiyacı olan şey sadece sosyal yardım değil, bir amaca sahip olmaktır. Bu amaç da her yerde, çok ufacık detaylarda bile bulunabilir.
Eğer kişinin ulaşmak istediği bir amaç varsa ve bunun farkındaysa, bu tür bir amaç ve anlamın bilincindeyse acı çekmeye, fedakarlık yapmaya, gerginliğe, strese ve daha bir çok zorluğa sağlığından olmadan katlanabilir.





Yorumlar